31 Mart 2014 Pazartesi

Hayat Devam Ediyor



Seçimler bitti, olmaması gereken pek çok şeye şahit olmak sinirlerimizi gerse de, hayata devam etmek gerek. Pasaportların gelmesinden sonra vize işlemleri de bitti, İtalya için geri sayıma başladık.

25 Mart 2014 Salı

Turna Kuşu


Turna uzun bacaklı, uzun boyunlu bir su kuşu, latince adı Grus. Sesi gür bir çığlığı andırıyor. Kanat açıklığı 233 cm. boyu 115 cm. Dünyada 200 bin civarında turna var, ülkemizde maalesef sadece 11 telli turna kalmış.
Pek çok göçmen kuş gibi V şeklinde uçuyorlar, en öndeki havayı yarıyor, diğerleri takip ediyor, öndeki kuş yorulunca arkadan bir kuş onun yerini alıyor.
Turna kuşları eşlerine çok bağlı, eşini kaybeden turna bir daha çiftleşmiyor, yavruları olduğunda yuvayı sırayla bekliyorlar.

Bir dövme yaptırmaya karar verdiğimde uzun zaman steril çalışan bir dövmeci aradım, bir o kadar da ne yaptıracağımı araştırdım. Bir rastlantı sonucu internette yukarıda okuduklarınıza rastladım. Turnanın uzun hayatı, özgürlüğü, sadakati, sabrı temsil ettiğini öğrendim. Anadolu'da uğur, bereket, mutluluk getirdiğine inanıldığını okudum. Böylece ne yaptıracağıma karar verdim kısa bir çizim denemesinden sonra dövmecinin yolunu tuttum.


Elimin üzerindeki dövme uçan bir turna. Çok sevdiğim biri uzaklara uçtu, onunla bir gün buluşacağız. O zamana kadar bu turnaya bakıp onu hatırlayacağım...

23 Mart 2014 Pazar

T Bistro Cafe


Cafenin rahat bir ortamı var, fonda çalan hafif müzik rahatsız etmiyor.


Menüleri çok geniş olmasa da yiyecekler, tatlılar ve içecekler iyi. Bizim gittiğimiz şubede servis biraz ağırdı ama genel izlenimimiz olumlu oldu.

20 Mart 2014 Perşembe



Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ümit Yaşar Oğuzcan

17 Mart 2014 Pazartesi

Midpoint


Uzun zamandır farklı yerlerdeki şubelerine gittiğim Midpoint favori mekanlarımdan.



Kahvaltısını, salatalarını, ana yemek ve balık menüsünü denediğimiz için rahatlıkla hepsini tavsiye edebilirim, hepsi lezzetli, temiz, göze de hitabeden menüler.



Tatlı menüsünde de lezzetli seçenekler var. Hiç bir şey yemeseniz bile sadece kahve içebileceğiniz, arkadaşlarınızla hoş sohbetler yapabileceğiniz, güleryüzlü saygılı elemanları, rahat ortamı ve fondaki kaliteli müzikleri sayesinde (ışıklı süslemeleriyle yılbaşında ayrı güzel oluyor) güzel saatler geçireceğiniz bir mekan.

16 Mart 2014 Pazar

Sana Giden Yollar

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi
Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Cemal Süreya
(kısaltılmıştır)

15 Mart 2014 Cumartesi

Big Yellow Taxi


Bahçeşehir şubesine giden bir arkadaşım çok beğendiğini söylemişti. Biz başka bir şubesine gittik ama hayal kırıklığına uğradık.



Kahve ve içecekler konusunda eleştiri yapamam ama yiyecekler sıradandı.


Duvarlardaki sanatçı posterleri mekanın güzel yanıydı ama çalan müzikler felaketti.
Bazı mekanlar vardır içinizde tekrar gitme isteği uyandırır ama bu kafe bana bunu hissettirmedi maalesef.

14 Mart 2014 Cuma

Bekle Dedi

Geleceğim bekle dedi, gitti
Ben bekledim
O da gelmedi
Ölüm gibi bir şeydi
Ama kimse ölmedi

Özdemir Asaf


Douwe Egberts Cafe Restaurant


Douwe Egberts Cafe'nin sakin ortamını ve fonda çalan müziklerini çok seviyorum.



Kahve içmek ya da bir şeyler yemek için gidilecek en güzel mekanlardan biri.



Unutmadan kahvaltısının da doyurucu ve çok taze malzemelerden oluştuğunu hatırlatayım.

10 Mart 2014 Pazartesi

Çocukluğumun Düşleri


Annemin diktiği çiçekli elbiseyi geçirdim sırtıma
Oyunbaz bir rüzgar esti eteklerimde
Annem bir şarkı tutturmuş mutfakta
Babam aynada limonla şekil vermekte saçlarına
Balkonumuzda, boyunlarını bükmüş, mahcup küpe çiçekleri
Ve her biri ayrı yöne eğilmiş, sarhoş sakız sardunyaları.

Sabah, bakkal dönüşü taze, sıcak ekmek kokusunu duyan Sarman'ın, bacaklarıma dolanışı
Kahvaltı masasında tavşan kanı çay, annemin yaptığı vişne reçeli.
Rüzgar, arka bahçedeki hanımelilerin kokusunu taşıyor evin odalarına.

Bahçede asılı sakız gibi çarşaflar
O çarşafları havalandıran rüzgarın peşine takılan ben
Rüzgarın peşisıra köşeyi dönünce
Delik deşik yolda gürültüyle ilerleyen at arabası.

Serçeler hep telaşlı
İlk kirazdan küpe yapmışım yine
Bir yaz gecesinde saklambaç oynuyoruz
Ama koşmak yasak bana
Dizlerim hiç yara olmadı benim.

Ama yeni doğmuş bir kuzunun yüzündeki gülümsemeyi bilirim
Yosun tutmuş bir taşa basıp denize düşmüşlüğüm de var.
Bir avuç gökyüzü, bir tutam gün ışığı koydum bir gün bir kavanoza
O uzaktaki kömür karası mahallelerdeki çocukların gözlerinin içi gülsün diye.

Akşamdan kalma bir martıyla konuştu bir ağaç, duydum
Yosun tuttu, tomurcuk yürüdü dallarına, sonra çiçek bastı.
İlkbaharı yaz, yazı sonbahar kovaladı
Yağmurlar başladı
Beni okuldan eve bırakan Orhan'ın sıcacık gülümsemesini hatırladım
Yol boyunca sadece yağmur konuştu fısıltıyla, bir de kalbim.
Kışa seslendi sonbahar, yine bahar, yine yaz
Yazlık sinemada, elimde bir kesekağıdı dolusu çekirdek.
Sonra, yıldızlı gökyüzü, incitmekten korkarak, kollarına aldı beni
Uyudum...

Anın Değerini Bilmek


Çevremdeki hemen herkeste delirmeye az kaldı durumları. Okumasam, çizmesem, yazmasam benim de delirmem an meselesi, sinir katsayıları yükseldi. Sokaklarda dolaşan arabaların yarattığı ses kirliliğinden herkes şikayetçi. Bu çılgın günlerde anı yaşamak, anın tadını çıkarmak peşinde koşar olduk.
Ego denen canavarın elinde oyuncak olanları gördükçe, onunla savaşıma daha bir canla başla sarılıyorum. Genellemelerin bizi çektiği o karanlık kuyulara düşmemek için; daha az konuşup daha çok dinliyorum. Ben olduğum için yanımda olanlara daha sıkı sarılıyorum. En önemlisi kendimi sevmeyi hiç unutmuyorum.

6 Mart 2014 Perşembe

Cafe Nero


Bu geç kalmış bir paylaşım, çünkü yılbaşı alışverişi sırasında koşturmacanın ardından yorgunluk atmak için bir mola verdiğimiz cafe, Cafe Nero idi.



Bu cafenin ortamını ve lezzetlerini hep sevmişimdir. Henüz denemediyseniz size en yakın Cafe Nero'ya uğrayabilirsiniz.



5 Mart 2014 Çarşamba

Kitaro İstanbul Konseri


Dün akşam bir rüya gördüm. New Age müziğinin öncülerinden Kitaro dün akşam İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde iki saatlik muhteşem bir konser verdi. İstanbul'a ilk gelişiydi ama tekrar geleceğini söylediğine bakılırsa son gelişi olmayacak.

Büyük bir orkestra ile iki saat boyunca müziğiyle sevgi, barış, birlik mesajları verdi. Sayısız ödüllere sahip sanatçının müziği değişime uğramış artık daha senfonik. Silk Road ve Kojiki albümlerinden parçaların sergilendiği konserde en çok alkışı keman sanatçısı aldı, Oasis ve Heaven&Earth  parçalarındaki performansı gerçekten mükemmeldi.

Geçen zaman Kitaro'nun o uzun saçlarına daha çok beyaz bırakmış ama müziğinin kalitesinden hiç bir şey eksilmemiş.  Flütüyle sahneye çıkıp, Mercury adlı eserini çalmasıyla konser başladı. İpek Yolu, Kervansaray, Aqua, Hajimari, Reimeri bildiğim pek çok parçasını canlı dinlemek, uzun süre unutulmayacak bir deneyimdi. Büyük bir sanatçının nasıl mütevazi ve samimi olabileceğini de sergiledi... Dün akşam bir rüya gördüm...


Lunch Box


Lunch Box son zamanlarda çok sık uğradığımız bir cafe. İlk gidişimiz kahvaltı etmek içindi, servisi gerçekten beğendim.


Daha sonra gidişimizde Chicken Fingers, Akdeniz Lokumu ve tatlılardan Milföylü Çilek denedik, üçü için de tam not verdiğimizi söyleyebilirim.





Mekanın düzenlemesini seviyorum, servis iyi, yemekler lezzetli. Dışarıda yemek yemek için Lunch Box bence güzel bir seçenek.


3 Mart 2014 Pazartesi

İnsan Yaşadığı Yere Benzer



İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine...

Edip Cansever