30 Aralık 2015 Çarşamba

Sorgulamak


Her yılın başı, bazılarımız için bir sorgulama zamanıdır. Geçen yıl yüzümüzü güldürmek için neler yaptık, bu yıl neler yapabiliriz. İçimize dönüp, bir kısır döngü içinde sadece şikayet mi ettik... Olumsuzlukları, sorunları bazen kısa zamanda değiştirmek zordur. Dalgaların kıyıyı, kayaları oymasını düşünün, acaba kıyıya vuran kaç dalga bir kayanın şeklini değiştirmiştir. Bir yerden başlamak, hem sonuca doğru atılan bir adımdır, hem insana kendisini iyi hissettirir. Bazılarımız çok genç olmayabilir, ne yapalım artık bizden geçti mi diyelim, yoksa bizim götürebildiğimiz yerden alıp, sonuca yaklaştıracaklar ve ulaşacaklar için merdiven olup, bir amaç mı verelim. Mücadelenin büyüğü küçüğü olmaz, bunu unutmayalım. Bu ülkede, bu dünyada, bütün olumsuzluklara karşılık mücadele eden, zor durumdaki insanlar için, hayvanlar, çevre, dünya için bir şeyler yapan savaşçılar var. Onlara selam olsun ve bundan sonra onlara katılacaklara da!



27 Aralık 2015 Pazar

Mutlu Yıllar


Herkese sağlıklı, huzurlu bir yıl diliyorum. Her şeye rağmen içimizde umudumuzu taze tutalım, olumsuzlukları daima ayaklarımızın üzerinde karşılayalım. İçimizdeki çocuğu hep yaşatalım ve kaç yaşında olursak olalım, gelecekle ilgili aydınlık hayaller kurmayı bırakmayalım. Küçük mutluluklar denilen şeylerin de aslında büyük mutluluklar olduğunu unutmayalım. Mutlu yıllar! :)


22 Aralık 2015 Salı

Yeni Yaptığım Kolyelerim ve Diğerleri



Semt pazarından aldığım yeşil boncuklar, malzeme kutumda bulduğum iki akik boncuk ve yıllar önce kapalı çarşıdan aldığım büyük boncukla kolyemi tamamladım.


Semt pazarından aldığım mavi boncuklar, gümüş bir kolye ucu, iki mineli boncuk, aralara bir kaç tane sedefli beyaz kum boncukla kolyemi oluşturdum.


Kırmızı boncuklar, iki koyu kahve akik boncuk, aralara bir kaç tane taşlı aparatı dizdim. Metalden, ortası boş bir kolye ucu aparatım vardı. Etamin üstüne, boşluğu dolduracak büyüklükte, ufak bir motif işledim. Arkaya doğru kıvırarak diktim, daha sonra boşluğa silikon tabancasıyla monte ettim. İlk denemem, ileride daha büyük bir aparata, daha büyük bir motif işlemeyi düşünüyorum. Böylece çok az maliyeti olan üç kolye sahibi oldum.



Evdeki normal bir hediye kutusunu boyadım, evdeki malzemelerle süsledim.......


Kullanmadığım şapkamdan bir ufak sepet yaptım, kenarını keserek çıkardım, nişasta ile sertleştirdim ve süsledim


19 Aralık 2015 Cumartesi

Aralık Ayı Etkinlikleri


Garaj İstanbul... Müzik birleştiricidir temasıyla, pop, rock, reggie, pek çok müzik türü bir aradaydı.


smile ifade simgesi
                                                       Mor ve Ötesi Konseri, Kadıköy....


                                                 Pera Müzesi, Üryan, Çıplak, Nü Sergisi...

11 Aralık 2015 Cuma

Pera Müzesinde Bir Gün



Pera Müzesi bu sene kuruluşunun onuncu yılını kutluyor. Bugün 7 Şubat'a kadar sürecek olan Üryan, Çıplak, Nü Sergisi'ni gezdim.



Müzenin üçüncü katındaki sergide, Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine, nü resim sanatının gelişimi anlatılıyor. 26 sanatçının yer aldığı sergiye bir karşılaştırmalar sergisi denilebilir.


Başka resimlerini bildiğim ünlü ressamların, nü de çalıştıklarını görmek bilgilendirici bir deneyimdi. Sergideki bazı resimlerin yanında, duvarlardaki bilgilendirici posterleri de paylaşmak istiyorum.















7 Şubat'ta sona erecek sergiyi gezmenizi öneririm. Pera Müzesi Şişhane TRT binasının arkasında, Odakule girişinin yanında; bilet tam 20 TL. telefonu 0212 245 95 12.

6 Aralık 2015 Pazar

Mor ve Ötesi Konseri


1995 yılında kurulan Mor ve Ötesi, günümüze kadar pek çok başarıya imza atmış, protest bir rock grubu. 2002' deki yaklaşık 5 bin kişilik muhteşem İstanbul konserini pek çok kişi hatırlar. Bir Derdim Var şarkısı Antalya Film Festivali'nde Altın Portakal aldı, Dünya Yalan Söylüyor albümü Billboard Dergisi tarafından, son on yılın en iyi rock albümü seçildi. Grup Harun Tekin (vokal, ritm gitar, klavye), Burak Güven, Kerem Özyeğen ve Kerem Kabadayı'dan oluşuyor...


Dün gece konser saatinden önce, yeni yıl süslemelerinin ışıltısı altında, biraz Kadıköy'de dolaştık. Fazla arkalara kalmamak için mekana erken gittik, gruba ilgi tahmin ettiğim gibiydi, mekanda resmen izdiham vardı. Grup pek çok sevilen şarkısını izleyicilerle birlikte söyledi, Araf şarkısına alkışlar, ıslıklar eşlik etti. Mor ve Ötesi'ni canlı olarak izlemekten mutluydum, tek rahatsızlık verici olan aşırı kalabalıktı...

27 Kasım 2015 Cuma

Yağmurdan Sonra



Yağmurdan sonra dışarı çıkıp fotoğraf çekmeyi çok seviyorum; hava temizlenmiş ve hafif bir serinlik oluşmuşken.



Yapraklarda, bahçe kapılarının demirliklerinde, banklarda damlalar oluşmuşken, henüz bazıları toprağa düşmemişken...


 Dikkatli bakarsanız çiçeklerin yaprakları üzerindeki yağmur damlalarını, parktaki bankın üzerindeki rengarenk sonbahar yapraklarını görebilirsiniz.





Her mevsimin güzelliklerini görebilmeye ve her fırsatta doğaya yakın olmaya çalışıyorum.




20 Kasım 2015 Cuma

Farid Farjad Konseri



Bundan önceki İstanbul konserini çok izlemek ve dinlemek istememe karşılık, arkadaşımın işleri nedeniyle gidememiştik. Bir dahakine söz almıştım, bu kez bir hafta önce biletler alındı ve dün akşam Zorlu Performans Sanatları Merkezi'ndeydik. 

Pek çoğunuzun bildiği gibi Farid Farjad dünyadaki en iyi keman virtüözlerinden biri sayılıyor. Tahran doğumlu ama ülkesinde müziğin yasaklanması nedeniyle şu anda Amerika birleşik devletlerinde yaşıyor. Ülkesinden ayrı kalmak zorunda olması müziğine yansımış, ritmik bestelerinde bile bir hüzün var.

Sanatçı içine kırmızı bir gömlek giydiği siyah takımı ile sahneye geldiğinde, Türkçe olarak hoşgeldiniz dedi, dünyadaki şiddete çok üzüldüğünü, birbirimizi daha çok sevmemiz gerektiğini söyledi ve konser başladı. Keman sanki bedeninin bir parçası gibiydi; kemanı aşkı, özlemi, ayrılığı anlattı, biz dinledik. 

Salon doğal olarak doluydu ve o kadar etkili çalıyordu ki  gözlerini mendille silenler vardı. Yazarken bile o anlar aklıma geldiğinde gözlerim doluyor. Böyle büyük bir sanatçının berbat bir yasak nedeniyle ülkesine girememesi, ne utanç verici. Bir söyleşisinde "sizin Atatürk'ünüz var, benim ülkem bu kadar şanslı değil" demişti. İnsan olduğumuz için gururlanarak dolaşan bizler, insanlık adına ne büyük hatalar yapıyoruz.
Farid Farjad iki saatlik büyülü konserinde güzel bestelerinin yanında, Ayrılık ve Sarı Gelin parçalarını da seslendirdi. Dün gece sahnede, 77 yaşında kemanıyla bizleri büyüleyen bir "sanatçı" vardı... 

17 Kasım 2015 Salı

Fikret Otyam


Fikret Otyam'ın, yukarıdaki muhteşem tablosuyla İstanbul Kitap Fuarı'nda karşı karşıya gelmek, benim için çok özel anlardan biriydi. Eserlerini hayranlıkla izlediğim ressamların tablolarıyla karşılaşmak, fırça darbelerini yakından görmek, neredeyse boyanın kokusunu almak... Bu anlarda dünyayla bağlantım kesiliyor, sanki bütün sesler kesiliyor, sadece fırçanın tuvalde çıkardığı ses duyuluyor.


Fikret Otyam 2015'in Ağustos ayında, 89 yaşındayken, geride pek çok eser bırakarak aramızdan ayrıldı. Uzun yaşamına ressamlığı, yazarlığı, fotoğrafçılığı sığdıran ender sanatçılardandır. Onun hümanist, her canlıya saygı duyan kişiliği resimlerine yansır. Tuvallerinde iri gözlü, hüzünlü Anadolu kadınlarını, keçileri, atları görürsünüz. Beyaz leke tutkusu hemen göze çarpar ve figürler doğadan kopuk değil, doğanın parçasıdır. Onun bazı resimlerini yakından görme şansım oldu, en yakın zamanda kitaplarından da okumak istiyorum. Bu dünyaya güzel izler bırakan insanlardan biri olan Fikret Otyam'a saygıyla...



16 Kasım 2015 Pazartesi

Reprodüksiyon


               Vermeér'in "İnci Küpeli Kız" tablosunu, akrilik ve pastel ile yeniden çalıştım.


                        Van Gogh'un "Starry Night over the Rhone" eserinden çalışma, akrilik


Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa Terbiyecisi tablosundan çalışma, akrilik...


William Adolpe Bouguereau'nun Head of a Young Girl tablosundan çalışma, akrilik...


                                  Vincent Van Gogh'un, Süsenler adlı tablosundan çalışma, akrilik...


                                  Paul Gauguin'in Haitili Kadınlar tablosundan çalışma...


                                       Eugene de Blaas'ın The Yellow Shawl adlı eserinden çalışmadır

15 Kasım 2015 Pazar

Tüyap Kitap Fuarı (2015) 2. bölüm


Fuarın kitap bölümü salonları oldukça kalabalıktı, zaman ilerledikçe kalabalık daha da arttı.


Standlarda yüzde 20, yüzde 30, yüzde 40 indirim yapan, üç kitap 5 TL, beş kitap 5 TL, tanesi 5 TL ya da 10 TL olan yerler vardı ama bu genele yayılmıyordu. Fuara aslında sanat fuarını gezmek için gitme nedenim, daha önceki yıllarda da gördüğüm gibi, istediğim indirimin olmayışıydı. Yıl içinde internetten, daha ucuza kitap alabilmemdi.



Sahaflar bölümü yine sevdiğim bir bölüm oldu. Eski paralar, kitaplar, dergiler, kartlar, afişler, plaklar meraklılarını bekliyordu.





Tema Standından aldığım bio silgi, doğa dostu STEPPEN şirketinin ürünü. Kuruluş doğaya zarar vermeyen ürünler üretiyor, linki: www.steppen.com.tr
Ürünlerine göz atmanızı öneririm.



Fuardan çıkarken, elimdeki torbalarda okunmayı bekleyen on kitabımın olması sevindiriciydi. Metrobüse gitmek üzere, üst geçide çıktığımda yukarıda fotoğraftaki gibi dakikalarca geçitte sıkışıp kaldık, fuara yeni gelenler otoyoldan karşıya geçmeye başladı. Ben aşağı inip geçide baktığımda değişen bir şey yoktu. Bu izdihamı gördüğümde, toplumun bu kadar kitap okumaya meraklı olup olmadığını düşündüm. Sanırım bunda havanın güzel oluşu da etkin olmuştu...