29 Ağustos 2015 Cumartesi

Konstantiniyye Oteli, Zülfü Livaneli


Zülfü Livaneli'nin, üç yılda yazdığı son romanı Konstantiniyye Oteli'ni okumayı bitirdim. Kitapta baş kahraman Zehra olarak görünse de, aslında İstanbul. Romanda zenginlik, yoksulluk, takıntılar, bilinci yıkananlar, cehalet, kayboluşlar, yolunu zorla bulanlar... hayatımızın içinde ne varsa hepsi var.

Livaneli okuyucuyu zaman zaman İstanbul'un tarihinde yolculuğa çıkarıyor, o zaman anlıyorsunuz ki aslında aynı olaylar farklı yüzler takarak, bu şehirde yeniden ve yeniden yaşanıyor. Belgeleriyle yüzümüze çarpılan gerçekleri nasıl da yok sayıyor, görmezden geliyoruz.

Roman, Türkiye'nin ufak bir modelinin toplandığı, lüks otelin açılış gecesiyle başlıyor. Açılışa katılan davetliler, otel sahipleri, garsonlar...bütün topluluğu oluşturan kişilerin ayrı bir hikayesi var. Bir ara o kadar çok kişi, o kadar çok hayat birikiyor ki önünüzde, sonunda yazarın bütün bunları nasıl toparlayacağını merak ediyorsunuz. Ama her zamanki gibi usta yazar Zülfü Livaneli şaşırtmıyor.

Okuyabilecekler için kitapla ilgili çok fazla ayrıntı vermedim. İyi bir edebiyat eseri okumak isterseniz, hele benim gibi Zülfü Livaneli'nin kitaplarını okumayı sevenlerdenseniz kaçırmayın derim.

20 Ağustos 2015 Perşembe

Hobi, Keçeden Tablolar












Hobi Çalışmaları 4

Mozaik çalışması:





Hobi Çalışmaları 3















El yapımı kolyeler, atkı, motiflerden yelek, döküpaj tekniğiyle süslenmiş bir sandık, mutluluk ağacım, üzerlik, kanaviçe ufak tablolar, kilden kolye uçları...

Hobi Çalışmaları, Çantalar

Çanta çalışmalarım









Hobi Çalışmaları 1






                                                  Kavanozlardan yaptığım vazo ve kalemlikler

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Hayat Küçük Mutluluklardır


Hayat bazen bizi fazla zorlayabilir, yakın çevremizde her şey yolunda gitmeyebilir. Dünyanın bir ucunda hiç tanımadığımız birisine ya da birilerine zulüm gördüğü ya da zor şartlarda yaşamak zorunda olduğu için, sadece İNSAN olduğumuz için üzülürüz. Umutsuzluğa kapıldığımız günler olur. Ama çevrenizde ne olursa olsun, güneş her sabah yeniden doğar.


Zor zamanlardan geçiyorsam, benim kurtarıcılarım hep sanat ve doğa olmuştur. Sanata ve doğaya yakın olarak, yeniden şarj olurum, sakinleşir, umut depolarım. Hayatımın hiç bir döneminde, maddi mutluluklar peşinde koşmadım, ufak bir örnek vermem gerekirse, benim için son model bir telefon kullanmak önemliler listemde yer almıyor. Benim derdim, hayatımın sonuna kadar ne kadar yapabilirsem küçük mutluluklar ve sevdiklerimle anılar biriktirmek.


Benim küçük mutluluklarım, gönül bağımın olduğu biriyle bir kıyıda oturup sohbet etmek, bir fincan kahveyi yudumlamak, bütün kalkanlarını kaldırıp sevincini, umutlarını paylaşmak... Herkese, yanında kendiniz olabildiğiniz, sizi siz olduğunuz için seven arkadaşlar diliyorum...