20 Ocak 2014 Pazartesi

Nostaljik Tatlar

Elma şekeri, çocukluğumun en güzel tadlarından biri, sonunda evde yapmayı da başardım.

Kağıt helva; Koska'nınki şu an bile bir numara

Macun; Osmanlıdan günümüze kadar gelen, baharat, meyve, şeker karışımı. Benim favorim daima naneli...

Salep; soğuk günlerde bol tarçınlısı göğsü yumuşatır, Burdur'un Bucak ilçesinde bir Salep Borsası bile varmış.

Pamuk şeker; artık makinesi bile var, rüzgar burnumuza kokusunu getirdiğinde hemen pamuk şekercinin önünde kuyruğa girerdik. Pembe, beyaz bulut gibi eğlenceli şeker.

Boozaaaa... Kış geceleri eskisi kadar sokak satıcıları geçmese de, markette bulmak kolay, ama illa Vefa Bozası.

18 Ocak 2014 Cumartesi

The House Cafe, İstiklal Caddesi


The House Cafe, tarihi Mısır Apartmanı'nın girişine 2009 yılında açıldı. Mekanda üç yüz kişiye hizmet veriliyor ve mutfağının başında genç, yetenekli, ünlü bir şef var.


Mekanın iç dizaynına, ışıklandırmaya eleştiri getirmek zor, yemekler de lezzetli, kaliteli, sağlıklı, fakat porsiyonlar çok büyük değil ve fiyatlarının çok hesaplı olduğunu söyleyemem. Ama bu güzel mekana sadece kahve içmek için bile uğranabilir. Sıcak yaz günlerinde ise limonatasını tavsiye ederim.


Adres: İstiklal Caddesi, Mısır Apartmanı, No:163, Beyoğlu


12 Ocak 2014 Pazar

Nihayet




Doğum günümde bir arkadaşımın hediye ettiği Agatha Christie romanıyla başlayan polisiye roman tutkum azalmadan devam ediyor. Şu anda kütüphanemin raflarında yetmiş yedi Agatha Christie romanım sıralanıyor. Yazar seksen roman yazdığına göre alacağım sadece üç roman kaldı ve ben yeni bir polisiye yazar arayışına girdim. Bir kaç aydır Ahmet Ümit romanlarını okuyorum, yazarın on bir romanı kütüphanemde yerini aldı bile.
Dün gece yine bir Ahmet Ümit kitabından yirmi sayfa okuduktan sonra, artık kapanmaya başlayan göz kapaklarıma karşı koymayarak, ışığı kapattım ve yattım. Uykuya dalmakta zorlandığım için müzik dinleyerek uyuyorum. Ama benim uyumak için dinlediğim müzik biraz farklı. Çoğu kişi soft müzikleri tercih ederken ben heavy metal dinleyerek uyuyabiliyorum ve bu çoğu zaman da İron Maiden oluyor,anlayacağınız vokalleri Bruce sayesinde uyuyabiliyorum.
Dün ilk şarkıyı Blood Brothers'ı dinledim, Fear of the Dark başlamıştı, gerisini hatırlamıyorum, bende film orada kopmuş.
Buraya kadar benim için ilginç bir yan yok, sevindiğim yan iki gecedir polisiye rüya görmem. İki gecedir ortağımla birlikte polisiye olay çözüyoruz, rüyama on üzerinden dokuz verdim konular o derece iyiydi. Sabah uyandığımda o kadar ayrıntı hatırlıyorum ki, bu ayrıntılar birleştirilip bir öykü yazılabilir, kimbilir belki de bir gün yazarım. ;)

7 Ocak 2014 Salı

Tüketim Çılgınlığı ve Geleceğimiz




Bu mavi gezegen üzerinde var olduğumuzdan beri doğaya karşı mücadele veriyoruz. İlk insanın öncelikleri, o zor koşullar içinde hayatta kalmak, doymak ve güvende olmak olmuş. Kendini doğanın bir parçası olarak görmemiş ve onunla sürekli savaşmış. Bugün geldiğimiz noktaya bakıp medeniyet diyoruz ama, bu tartışmaya açık bir konu bana kalırsa.

Doğadaki hangi canlı ihtiyacından fazlasını tüketiyor? Bir arslanın bir zebrayla doyacakken üç tane öldürdüğünü gördünüz mü? Dünya üzerinde bir tek insanoğlu, ihtiyacından fazlasını tüketiyor ve bu korkunç bir kirliliğe neden oluyor.

Birey olma bilinci yükseldikçe, bencillik ve hırs da yükseliyor. Sürekli tüketiyoruz, alıyoruz, alıyoruz... peki geriye ne veriyoruz? Akla sahip olduğumuz için kendimizi bütün canlılardan üstün görüyoruz ama tüketim çılgınlığımızın sonucunda geleceğimizi yok etmek ne kadar akıllıca, bu düşündürücü...

5 Ocak 2014 Pazar

Cielo Caffe é Gelato


Cielo Cafe ilk şubesini Beylikdüzü'nde açtı. Cafe Beylikpazarı'nın  yanındaki White Corner alışveriş merkezinin altında. Biz pazar günü, damla sakızlı Türk kahvesinin ve kurabiyelerinin tadına baktık. Kurabiyeler gerçekten nefisti. Görevli beyefendiden öğrendiğime göre kurabiyeler, alman bir aşçının elinden çıkıyormuş. Menüde muhteşem dondurmalar vardı, hava soğuk olduğundan cesaret edemedik ama tam kalkıyorduk, organik dondurmalarından da ikram ettiler. Dört çeşit dondurmaya da tam not verdik. Yolunuz Beylikdüzü'ne düşerse ya da yakındaysanız kafeyi öneririm.


İkinci kez gidişimizde havalar ısınmıştı ve kirazlı, portakallı, kayısılı, parça çikolatalı dondurmalarını denedik. Fotoğraflar lezzetlerini yansıtır umarım.